Kelime
ˈbʌsl̩
Telaş etmek, koşuşturmak
Do things in a hurried and busy way
Eş anlamlılar: Rush
Türevler: bustles,bustling,bustled
Örnek Cümle
All servants bustledabout in the sunlight.
Tüm hizmetçiler güneş ışığına yakın koşuşturdular.