ɪnˈhæbɪt
Oturmak, ikamet etmek
Live in a place
Eş anlamlılar: Live in
Türevler: inhabits,inhabiting,inhabited
Örnek Cümle
These remote islands are inhabitedonly by birds and small animals.
Bu uzak adalar sadece kuşlar ve küçük hayvanların yerleşimidir.