ˌɪntəˈviːn
Arada olmak, araya girmek
Happen between two times
Eş anlamlılar: Interpose
Türevler: intervenes,intervening,intervened
Örnek Cümle
The police don't usually like to intervenein disputes between husbands and wives.
Polis anlaşmazlıklarda genelde karı ve kocaların arasına girmeyiistemez.