ˈseprət
Ayırmak, bölmek, dağılmak
Divide into parts
Eş anlamlılar: Set apart
Türevler: separates,separating,separated
Örnek Cümle
The north and south of the country are separatedby a mountain range.
Ülkenin kuzey ve güneyi bir dağ tarafından ayrılır.